12:32


 

Sendeki sen sana soru sorunca
Ortaçağı Galile’yi bilince
Okuduğun İnce Memed olunca
Pırıl pırıl bir ilk bahar gününde
Bir burukluk varsa eğer içinde

161 listens

5:14

(Kaynak: youtube.com)

5:10

beni koptuğum yere bağlayın
aşkımı bir kutu kibrit gibi cebimde taşıyorum
bir horonto küpesi gibi kulağımda taşıyorum
eski şaraplar için içimde taşıyorum
bir gün size verebilirim

ben bu şehre nerden geldim
bir avuç gökyüzü için başım havalarda
dedim ki yalnızlığım inadına büyüsün
üç dört kişi arasında inadına çoğalsın
inadına sahipsiz gelişsin aşkım
bir uğultu gibi dört yönümde
inadına sahipsiz

bir adam düşüneyim o beni düşünmesin
bir dağ düşüneyim nerde olduğunu bilmeyim
oturdum üç kişi için bir şiir yazdım
oturdum aklımı peynir ekmekle yedim
paralarım cebimde kaldı harcayamadım
beni bir kahvede bekleyin sarhoşsanız
bir gün size verebilirim.

ben bu şehre deliler gibi sevdalı geldim
nasıl çıkıp gideceğim belirsiz
umutsuz bir pazar ikindisi parklarda
üç kere görünüp kaybolacağım
beni bir sıtma gibi tutun bırakmayın
aşkımı birisine vermeliyim
içimde kaldıkça sonsuz kaldıkça itici
inadına zalim başıboş kahredici
inadına beni yalnız bırakan
inadına
bir gün size verebilirim.

Turgut Uyar

İnadına Başı Boş Aşk

4:37
bir kaplumbağanın kalbi ↘

ben buraya bırakıyorum,okumak isteyenlere…

4:29

(Kaynak: youtube.com)

4:14
Kal de kalayım.

Ben bunu düşünmezdim bile. Etrafımda biri deseydi,saçmalık bu derdim. Ama oluyormuş. Yapılıyormuş. Kal desin sonra da yanıma gel desin,yapayım istedim. Yapamadı,yapamadım,yapamadık. Şimdi gitmek gerekse madem,ben neden gidemiyorum? Beyni duruyor insanın. Nereye gideceğimi şaşırdım. Kime ne desem boş geliyor. Saçmalık gibi değil mi? Ben olsam ben de öyle derdim. Ama boşluğa düşüyor insan. Araba farı görmüş tavşan gibiyim sadece olduğum yerdeyim. Gideceğim yeri sevmek istemiyorum. Belki’ler biriktirmek istemiyorum. Sadece uzun sürmesin istiyorum. Dönebilmek istiyorum.

"Git." dedi. Sözünü dinlerim. Çünkü hep olmasa da çoğu zaman haklı çıkar o.

4:10

3:33

5:39

5:38

Bir kadın ve Üç Şair


      Tomris Tamer’e aşık Cemal Süreya ve Cemal Süreya’ya aşık Tomris Tamer. İkisi de evli, birbirleri için eşlerinden ayrılırlar “Türk edebiyat tarihinin en verimli aşkı” olarak anılacak bir ilişkiye adım atarlar. Bu ilişki hem enteresan, hem dillere destan. Yakınları ikisi de bu dünyadan ayrıldıktan sonra şu hikayeyi anlatırlar:
“Her akşam işten çıkıp şıp diye eve damlıyordu Cemal Süreya. Bir gün Tomris, ‘Biraz gez dolaş, arkadaşlarınla falan buluş’ dedi. Ertesi gün geç geldi Cemal Süreya, daha ertesi gün de, hep geç geldi. Bu akşamlardan birinde, örtü silkelemek için pencereyi açan Tomris, apartmanın girişinde oturan Cemal’i gördü ve gerçek ortaya çıktı. Her akşam iş çıkışı eve geliyor ama aşağıda oturup ‘gecikiyordu’ Cemal Süreya… Tomris tarafından durumun adı derhal kondu: Şahsiyet Rötarı…”


Tomris, Cemal Süreya’nın aşk ve cinsellik dolu şiirlerine konu olur. 3 yılın sonunda aşkları biter. Bu dönemde Tomris, eşinden yeni ayrılmış olan Turgut Uyar’la tanışır. Şiir üzerine başlayan mektupları, aşk mektuplarına dönüşür. Evlenirler. Tomris, Tomris Uyar olur. Turgut Uyar’ın ölümünden sonra,Tomris ilişkileriyle ilgili olarak şunları söyler : “Turgut, beni her an elinden kaçıracakmış gibi gereksiz bir kaygıyla yıpranacak; ben de hiçbir rekabetin söz konusu olmadığı bir alanda, boyuna birinci seçilmekten yorulacaktım.”


3. şairse Tomris’e hep uzaktan,platonik bir aşkla bağlı olan Edip Canseverdir. Boğaz kenarındaki meyhanelerden birinde başbaşa oturdukları rakı masasında Cansever’in bir peçeteye yazdığı dize ise dilden dile dolaşır: “Tomris rakıyı çok severdi, bense onu…”

"Cemal Süreya’ya içki içmesini ben öğrettim."
-Edip Cansever

“Edip’e şiir yazmayı ben öğrettim.”
-Cemal Süreya

“Bu ikisi bunu tartışırken ben de gittim Tomris’le evlendim.”
-Turgut Uyar

“Sevgililik ya da aşk duygusu zamanla yara alabiliyor, örselenebiliyor, bitebiliyor. Bitmeyen tek aşkın gerçek ve lirik bir dostluk olduğunu Edip Cansever öğretti bana.”
-Tomris Uyar

(Kaynak: ozgunergin)

5:34

»